You are currently browsing the Danışmanlık category
Gösterilen 1 - 8 / 9 yazıdan.

“O kadar Mutluyum ki, Utanıyorum” Voltaire

  • Yazılma Tarihi Nisan 2, 2012 / 10:06
250px-Voltaire

Sevgili okurlar, sizlerle paylaşacağım yazı bana elektronik postayla geldi. Çok beğendiğim için yayınlamak istedim. Sizlere de ışık tutacağından eminim. Fransız düşünürü Voltaire (1694–1778), neredeyse bütün hayatı boyunca ya hastaydı ya hastalık hastası. 41 yaşında bir arkadaşına yazdığı mektupta ‘gene’ hastalandığından şikâyet etti ve ‘Birkaç yıllık ömrüm kaldı’ dedi. Voltaire, bu mektubu bitirdikten 43 yıl sonra öldü. Her Allah’ın günü bir şeyin kanser yaptığı veya kansere iyi geldiğinin açıklandığı bir dünyada yaşıyoruz. Sıska, sıkı ve sağlıklı yaşamak neredeyse din haline geldi. Voltaire, kolesterol, trigliserit, AIDS ve kuş gribinin bilinmediği çağların adamıdır. Bir şeyleri doğru yapmış olmalıydı ki, insanların genellikle kırkına gelmeden…

HAYATI FAYDASIZ TEKRARLARLA YAŞAMA

  • Yazılma Tarihi Ocak 29, 2012 / 16:12

Geçmişi temizleki, geleceğin kararmasın.

Hayatımızdaki aynı döngüden şikâyet eder dururuz. “Yaşamımda her şey tekrar ediyor, bir kısır döngüdür gidiyor,” diye dertleniriz. Bu şikâyeti yaparken, hep dünyayı suçlar ve başkalarının bizi incittiğine, felaketler yaşattıklarına inanırız. Bu inanca sahip insanlar, aynı olumsuzlukları tekrarlar şeklinde yaşamaya devam ederler. Ne acıdır ki, bu kısır döngüye sıkışan insanların gerçek bir geleceği olamaz; yalnızca tekrar tekrar yaşadığı bir geçmişi olur.

Hayatımız, faydasız tekrarlarla devam eder duruma geldiyse bunun suçlusu kimdir? Yaşamın getirdikleri mi, başka insanlar mı? Eğer biraz, farkına varma eylemimizi artırırsak bunun suçlusunun kendimiz olduğunu anlarız. Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar, çözümü başkalarının huzurunu bozmakta ya da yaşamı kendilerine zehir etmekte bulurlar.

Sürekli dırdırlarla en yakın çevrelerinden başlayıp, başka insanları suçlayarak mutsuz ederler, huzur kaçırırlar. Tabi, kendi huzurları da kalmaz. Oysa şöyle geçmişlerine tarafsız bir gözle bakmayı ve incelemeyi deneseler, hayatlarının hep aynı hataları tekrarlamaktan oluştuğunu anlayacaklar. Doğal olarak gelecekleri de aynı hataları tekrarlamaktan oluşacak.

Hayatımızda hatalar olacaktır. Onlar; başarıya, mutluluğa ve huzura giden yolda deneyimler kazanmamızı sağlayan küçük sendelemelerdir. Yeter ki, hatalarımızı tekrarlamak yerine ders alma becerimizi geliştirelim. Hata yaptığımız konulara yaklaşımlarımızı değiştirerek yönelelim. Sonunda bizim için en iyi olana ulaşacağımıza inanalım.

Olaylara, sorunlara yaklaşımlarımızı değiştirmek yerine, başkalarını ve hayatı suçlamak yapacağımız en büyük yanlıştır. Biz dünyaya ne verirsek o da bize aynısını verir. Agresif ve suçlayıcı olursak, başkaları da bize böyle yaklaşır. Ama yapıcı ve olumlu olursak başkalarından da bu tarz tutumlar görürüz.

Geleceğimize ayna tutacaksa önce geçmişimizi temizlemeliyiz. Yapacağımız bir iç hesaplaşmayla geçmişimizde bizi bağlayan ne korkumuz, yanlışımız varsa onlardan arınmalıyız. Elimizi kolumuzu bağlayan boş inanç ve ön yargılardan kurtulmalıyız. Kendimizi affetmeli, geleceğimize temiz bir sayfayla yeniden başlamalıyız. Bunları yaptıktan sonra bir daha asla “keşke” demeden emin adımlarla hedefimize adanmalıyız. Hayatı faydasız tekrarlarla yaşamaktan vazgeçmeliyiz.

Şadan HERGÜNER

NEDEN MUTLU DEĞİLİZ

  • Yazılma Tarihi Ocak 7, 2012 / 19:41
SPVY2LCAM3OVQPCAM3DNBXCAMTIZFPCAWK5109CA2GPJ3UCAMEZ3HICAX8QVHKCASHZ5JGCAS20PAOCA35MXO7CARIV5Q0CAFGFWO0CA1Z07CICA6YU9WDCAZBCQ77CASGD5B3CAFS6795CAGAF36JCAM9SXGM

Tolstoy’a, “Nasıl mutlu olursunuz?” diye sorduklarında şu cevabı vermiş: “Sahip olduğum şeylere sevinerek, sahip olmadıklarıma ise hiç üzülmeyerek.” Oysa bizler mutluluğu, sahip olmak için uğraş verdiğimiz şeylere bağlayarak beklemez miyiz? “İstediğim gibi bir ev aldığımda çok mutlu olacağım.” “Kırmızı bir arabam olunca mutluluktan havalara uçacağım.” “Bir çocuğumuz olunca mutluluğu yakalayacağız.” Sadece bu örnekler bile mutlu olmayı, beklentilere bağladığımızı gösteriyor. O nedenle bir türlü kendimizi mutlu hissedemiyoruz. Mutsuz olmaktan dert yanıyoruz. Yaşam herkese aynı vericilikte olmuyor. Kiminin parası çok, kiminin yok. Kiminin güzel bir ailesi var, kimi hayata başlarken daha anne veya babadan yoksun. Kimine gümüş tepsilerle olanaklar sunulurken, kimi her…

GEÇMİŞE TAKILI YAŞAMAK

  • Yazılma Tarihi Aralık 29, 2011 / 20:34
I01F83CAEYT5VBCAJJD0MNCA5IFJCTCAAMOQ11CA80SORXCAHVB6M1CA98SG0FCA1J3K7DCATBD225CAC4JGJRCAFFEALYCAYF8TH4CA9SRLTLCA1AH0U1CA1AC7RHCA2G35LSCAG0BOC1CAL678C8CAGN2CE8

Bazı insanlar için geçmiş ( mazi) çok önemlidir. Hatta öyle ki sanki mazide yaşarlar. Anılar, hatalar, başarılar, sevinçler, hüzünler aynı tazeliğini korur onlar için. Bazen geçmişleriyle övünür, bazen de yerinirler. “Keşke” dedikleri bir dolu yaşanmışlıkları vardır. “Keşke öyle yapmasaydım.” “Keşke o öleceğine ben ölseydim.” “Keşke daha hoşgörülü ve anlayışlı olsaydım.” Ne yazık ki, keşke ile başlayan cümleler insanı çıkmazdan başka bir yere götürmez. Gereksiz bir tekrarla hayatı zindan etmekten başka bir şey değildir. İçimizde negatif duyguların artmasına, huzursuz ve mutsuz olmaya yarar sadece. Keşke dediklerimizi geçmişte bırakıp, günümüzde aynı hatalara düşmemek en doğru olandır. Geçmiş, deneyimler kazandığımız yaşam kesitidir. Hatalar…

YARINI GÖREMİYORUM

  • Yazılma Tarihi Nisan 4, 2011 / 23:38
images[54]

İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu. En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi. Telefon açtı kâhine. “İmkânsız, tam çıkmak üzereydim.” Dedi kâhin. “Lütfen” dedi, kadın, kendisini kıramayacağını düşünerek… Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve kâhinin müdavimlerindendi… Tabii ki kâhin böyle iyi bir müşterisini kıramamıştı. Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kâhin, Kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı “çok üzgünüm” dedi, durakladı, belli ki söylemek istemiyordu. “Ne?” dedi kadın ısrarla ve kâhin söyledi: “Suda yarını göremiyorum…” Yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine…

Bursa Milletvekili Adayları İçin Eğitim ve Tanıtım Programı

  • Yazılma Tarihi Mart 22, 2011 / 15:52
CA4HMLF4

Teknolojinin, eğitimin ve iletişimin çok önemli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Girilen her yarışta bu üç unsur öncelik taşıyor. Tüm iş sektörlerinde, sosyal ve özel yaşamda etkili iletişim kurmak gerekiyor. Etkili iletişim kurmak için önce güzel konuşmak, beden dilini iyi kullanmak ve kendini doğru ifade etmek gerekiyor. Çünkü kendini ifade edemeyen kişi, amacını ve hedefini anlatamıyor. Bunların yanında kişinin başarılı olması için beden, ruh ve zihin bütünlüğü ile hareket etmesini bilmesi gerekiyor. Beyin ve olumlu düşünce gücünü kullanarak, en doğru teknikleri öğrenerek hedefine ulaşması gerekiyor. 12 Haziran 2011’de yapılacak genel seçimlere katılacak adaylar ve kampanyaları yürütecek ekip çalışanları için hazırladığım özel…

MERHABA SEVGİLİ OKURLAR

  • Yazılma Tarihi Aralık 15, 2010 / 11:23

Ben işletme eğitimi almış ama kendini yayıncılığa adamış bir insanım. 1992 yılından beri içinde olduğum yayıncılık alanında radyo, televizyon gazete ve dergi olmak üzere çalışmaktayım. Bu arada 5 yıl kadarda halkla ilişkiler alanında yönetici olarak çalışmalarım oldu. Her kadının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğine inananlardanım. Bir de kişisel gelişimin ömrümüzün sonuna kadar devam edeceğinden, kendimizi sürekli geliştirmek zorunda olduğumuza inanırım.

Başkalarıyla bilgilerimi paylaşmak benim için çok önemli olduğundan, sitem aracılığıyla, sizlerle yazılarımı, kendi yaşamımı, deneyimlerimi ve sunduğum profesyonel hizmetlerimi paylaşmak istedim. Unutmayın paylaştığımız her şey kat ve kat artarak bize geri dönecektir. Siz de görüşlerinizi, yorum ve mesajlarınızı, hatta dilerseniz sorularınızı, benim ile paylaşırsanız sevinirim.
Sevgiyle kalın.

Şadan Hergüner

İÇSEL VE ZİHİNSEL GELİŞİM

  • Yazılma Tarihi Kasım 10, 2009 / 19:24

Kaliteli, Mutlu ve Huzurlu bir hayat için içinizdeki büyük gücü uyandırın.

Günümüz yaşamında son yıllarda Kişisel Gelişimin ne denli önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz. İş hayatı, özel hayat ve sosyal hayatta kendimizi ne kadar geliştirir ve içsel gücümüzün farkına varabilirsek, o kadar başarılı oluyoruz. Çünkü Kişisel Gelişim, hayatta varmak istediğimiz hedeflerin sınırlarını zorlamamız için bize gereken güven ve desteği veriyor, kendimizi daha yakından tanımamızı sağlıyor. İçsel ve ruhsal gelişim ise, içimizdeki gücü fark etmemizi, bilincimizi ve manevi gücümüzü daha üst seviyelere taşımamızı ve hayatımıza egemen olmamızı sağlıyor. Yani bu iki gelişim birbirini tamamlıyor.

İçsel ve Zihinsel Gelişimin Hayatımıza Katkısı

İçsel gelişim eğitimi, bugüne kadar yaptıklarınızı bir kenara bırakıp, bundan sonra neler yapacağınızı ve hayatınızı nasıl yaşamanız gerektiğinizi anlamanızı sağlıyor. Yaşadıklarınızın yanlış olduğunu düşünmeden, hatalarınızın altında ezilip üzülmeden, hepsinin yaşanması ve ders alınması gereken birer deneyim olduğunu anlayıp, onları bir kez daha tekrarlamadan hayatınıza devam etmenizi sağlayan ve size yeni bir başlangıç olanağı veren, yepyeni bir anlayış sunuyor. Yeter ki içinizdeki manevi güce, olumlu düşünmenin mucizesine ve zihninize inanın. Gerisi zaten kendiliğinden geliyor.

Hepimiz dünyaya benzersiz katkılarda bulunmak için geliyoruz. Hepimizin bir yeteneği, kapısının açılmasını bekleyen bir dehası var. Hepimiz farklı yaratılmışız. Önemli olan bu farklılığımızın farkına varabilmek ve onu ortaya çıkarabilmek. Bunun için de hayatımızın kontrolünü elimize almamız gerekir. İşte içsel ve zihinsel gelişim eğitimi bunu yapmamızı sağlar. “Hayatımın kontrolünü nasıl bir anda elime alabilirim? Fark yaratacak, kendime ve başkalarına katkı sağlayacak şeyi nasıl bugün yapabilirim? Nasıl gelişebilirim, nasıl öğrenebilirim, nasıl büyüyebilirim, bu bilgileri nasıl edinip, anlamlı ve zevkli bir biçimde paylaşabilirim?

Rüyalarımızı gerçeğe çevirmek için ihtiyaç duyduğumuz kaynakların, bizim uyanıp doğal hakkımızı almamızı bekler durumda olduğunu bilmeliyiz ve inanmalıyız.
O halde gelin, içsel ve zihinsel gelişim eğitimiyle kendi tarihinizdeki kendi miladınızı hemen belirleyin. Bilin ki, içinizdeki gücün bağlarını çözmek sizin elinizde.

Şadan HERGÜNER
İletişim ve İçsel Gelişim Danışmanı